Medya'dan

Medya’dan: Ligin ilk yarısını güzel yerde bitirdik, devam etmek önemli

Ligin ilk yarısında gösterdikleri performansı ikinci yarıda da göstermek istediklerini belirten Sözeri, “Sezon başı tabii Erzurumspor ile başlamadık ama 4 maç oynadık, sonra 5’inci maçta dahil olduk. Erzurum şehrinin, camiasının, taraftarının, yönetimin beklentisi büyük, hedef Süper Lig, olmazsa olmaz. O yüzden yönetim tarafından güzel fedakarlıklar yapılıp Sehic, Obertan, Emrah Başsan, Jasmin Scuk gibi geçen seneden nitelikli, kaliteli oyuncular fedakarlık yapılarak kalmış, bırakılmış. Bu da şunu gösteriyor ki hedef Süper Lig, bu olmazsa olmazımız. O yüzden bakıldığı zaman başlangıçta 4 maçta 4 puan, 12 puanın 4’ü alınmış ve ister istemez camianın beklentisinin altında kalınmış. O yüzden bir teknik adam değişikliği oldu ki hepimiz zaman zaman bunları yaşıyoruz. Biz geldik, öncelikle Muzaffer hocaya da buradan çok teşekkür etmek istiyorum. Sonuçta onun da sezon başı bir kamp çalışması, bu takımda 4 maçlık bir emeği var, güzel de bir takım kurmuş. Ona teşekkür etmek istiyoruz. Tabii geldiğimizde 13’üncü sıradaydı, kolay olmadı o süreci yönetmek, hem mental hem teknik anlamda. Oyuncularla hem iletişim, diyalog hem saha içinde taktiksel tekniksek, teori ve pratikle yaptığımız bazı dokunuşların meyvesini verdiğini düşünüyoruz. Şu anda ikinci pozisyondayız, bugün lig bitse Süper Lig’deyiz. O yüzden geldiğimiz nokta iyi, zaten hedefim en az 30-33 puan aralığıydı. Çünkü biz geldik ve 13 maç, 26 puan yaptık, ortalama 2 puan. Ortalama 2 puan zaten genelde sizi bir üst lige çıkarıyor, o yüzden hedeflediğimiz noktadayız. Performansa bakarsak ilk yarıda bazı maçlarda dalgalı performanslar olmadı değil ama genele bakarsak hem bireysel hem de takımsal olarak iyi performans gösterdiğimiz maçlar oldu, oyuncularımın hemen hemen hepsi gayretliydi. Çoğunluk iyi performans gösterdi, şimdi bu noktadayız. Şimdi ana amaç bunu devam ettirmek, sadece burada bitmiyor. Güzel bir yerde bitirdiğimiz ortada ama dediğim gibi bunu devam ettirmek önemli” dedi.

“BEŞİKTAŞ MAÇI ŞÖLEN OLACAK”

Türkiye Kupası’nda da Beşiktaş ile oynanacak maçın önemine değinen Sözeri, “Kadro derinliğimiz aslında fena sayılmaz, iki kulvarda o yüzden gidiyoruz. Kupa ister istemez hedefe giden takımları he antrenman hem de maç trafiği bakımından yoruyor ama bizim kadro derinliğimiz buna müsait. Özellikle oynamayan, az süre alan ve genç oyuncularımız için güzel bir fırsat oldu ve bu fırsatı dediğim oyuncular iyi değerlendirdi ve bu noktadayız. Zaten amacımız Erzurumspor’a bir Süper Lig takımı getirmekti, Beşiktaş gibi güzide bir kulübü getirecek ve izleteceğiz. Her bakımdan güzel bir şölen ve maç olacak. Amacımıza ulaştık, takımımıza, kulübümüze ekonomik katkı anlamında ve taraftarımız Süper Lig’i özlemiştir, 7 ay önce Süper Lig’de idiler. Onlara Süper Lig takımı izletip inşallah da 4-5 ay sonra Süper Lig’i hatırlatıp orada olmak ana amacımız. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız, iki ayaklı bir maç. VAR Sistemi’nin devreye girmesi de çok önemli, bu anlamda güzel, biliyorsunuz bu turda VAR devreye giriyor. Onun için elimizden gelenin en iyisini yapıp Erzurumspor’u en iyi şekilde temsil edip, reklamını yapmak ve atlayabiliyorsak tur atlamak istiyoruz” diye konuştu.

“OBERTAN’IN ÖNEMLİ BİR KARİYERİ VAR”

Takımdaki önemli oyuncuların sezon başına mental olarak etkilendiğini dile getiren Sözeri, “Sehic daha her ortama uyan karakterde bir oyuncu, Obertan da öyle ama Obertan’ın Manchester United ve Newcastle gibi önemli bir kariyeri var. Emrah Başsan, Jasmin gibi, bu tarz oyuncuların önemli kariyerleri var, ismini sayamayacağım daha bir sürü oyuncum var. Obertan biliyorsunuz ki Süper Lig’de geldi, bu lig Obertan’ı en başlarda mental olarak etkilemiş. Çünkü bu ligin formatı başka, bir alt ligdesiniz, Obertan kariyerli bir oyuncu. O yüzden Obertan ile mental anlamda çok ilgilendik, profesyonelliğin gereği her yere kabul etmek, bu takımın, bu yönetimin çok büyük fedakarlıklar yaparak sizi burada tutmasının nedeni takımı bir üst lige çıkarmak. Sizin buradaki misyonunuz çok farklı diyerek çok dokunuş yaptık, diyalogla birlikte o 5-6 maçtaki Obertan şu an Süper Lig’de her takımda olması gereken bir Obertan oldu, Sehic de öyle ve diğer oyuncularım da. O yüzden bu takımı idare etmek kolay değil, kariyerli ve nitelikli oyuncularla çalışıyoruz: ister istemez zaman zaman şans veremediğimiz oluyor, tabii oyuncu grubu kırılgan oluyor. Onlarla iletişim halinde kalarak, diyaloglarla bunları çözerek, her zaman güvendiğimizi hissettirerek takım halinde güzel bir performans yakaladık ki hemen hemen bütün oyuncularıma şans verdim ben. Şansını iyi kullanan ise devam etti, hakkaniyet, adalet konusunda sıkıntı çıkarmadığımızı düşünüyorum. Onun için de 13’üncülükten 2’nciliğe geldiğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“64 PUAN SİZİ ŞAMPİYON YAPAR”

Süper Lig’e çıkma barajının bu sezon daha düşük olacağını belirten Sözer, “Bu sene ilk ikinin çıkma barajının biraz daha düşük olacağını düşünüyorum çünkü lig çok dengeli gidiyor. Mesela geçen sene ben Gençlerbirliği’nde ilk yarı 41 puan yaptık, çok üst düzey bir puandı sonra 68-70’lere doğru çıktı. Ama ben bu sene ilk ikinin de 62-63’lerin içinde olacağını düşünüyorum. Bu da demektir ki 17 maç oynayacağız, 2 puan ortalaması yakalasak 34 puan yapıyor, 64 puan ise sizi şampiyon yapar. Bu ortalamayı yakaladığımız sürece bir üst ligde olacağımızı düşünüyorum” dedi.

“TÜRK FUTBOLUNUN EN BÜYÜK SORUNU ALT YAPIDIR”

Kulüplerin alt yapısından gelen oyunculara daha çok değer vermesi gerektiğini dile getiren Sözeri, “Aslında bu başlı başına ayrı bir konu, altyapıya geleceğiz o zaman. Türk futbolunun en büyük sorunudur, bunu hep konuşuruz ama hiç dokunamadık bu altyapı olayına. Altyapıya önem vermek sadece hoca bulmak değil. Tesisleşme, araştırma, scout ekibi, antrenör ekibi başlı başına bunlar bir detay. Mesela Almanya başarısız olduğu Dünya Kupası’ndan sonra altyapıya 1 milyar Euro ayırmıştı ve ondan 2 sene sonra da Avrupa Şampiyonu olmuştu. Onun için bizim altyapılara oyuncu çıkarabilmek için daha çok dokunmamız lazım. Hep söylüyorum 350-400 binlik nüfuslu İzlanda’dan Dünya Kupası’na gidecek bir takım çıkıyorsa 80 milyonluk Türkiye’den çıkmama şansı yok. Çok yetenekli, çok iyi oyuncularımız var ama bunlar heba olup gidiyor. Çağlar Söyüncü, Cengiz Ünder, Ozan Kabak gibi şanslı olan oyuncular bir şekilde bir yere geliyor ve Şenol Güneş gibi, Fatih Terim gibi hocalar onları elinden tutup piyasaya çıkarıyor. Bizim de öyle çıkardığımız oyuncular var Ümraniye’den Emircan gibi ama sınırlı oluyor, bunu çoğaltmak elimizde. Altyapıya dokunmak derken nitelikli antrenörler, onların maaşları, oyuncularla birebir ilgilenme, oyunculara tesisler ve okullar yapma, bu tesiste yatıp okuluna gitmek gibi bir sürü parametre var Türk futbolunda gençlerin yetişmesi için. İster istemez tabii 2-3 tane oyuncu çıkınca Avrupa kulüpleri çok akıllı, çok güzel yatırımlar yapıyorlar. 2-3 milyon Euro’ya alıp 10-15 milyon Euro’ya satıyorlar, ihraç ediyoruz aslında ama bence daha fazla yapmamız lazım, bunun da altyapıya dokunmaktan geçtiğini düşünüyorum” dedi.

“ŞENOL GÜNEŞ’İ KUTLAMAK LAZIM”

Türkiye A Milli Takımı’nın başarısına da değinen Sözeri, “Şenol Hoca’yı buradan öncelikle kutlamak lazım. Bu ülkede çok güzel gençlerin olduğunu ve bu gençlerin her şeyi yapabileceğini kimsenin onlar için çok ümidi yokken tüm Türkiye’ye ve dünyaya aldığı sonuçlarla gösterdi. Fransa gibi bir takımdan 4 puan almak, içeride yenip dışarıda berabere kalmak gibi. Belki bunlar tesadüf gibi görünüyor ama tesadüf değil, oyuncuya güven, gençleri piyasaya çıkarma. Şenol hocayı ve oyuncuları kutlamak lazım. Artık kulüp havasından çıkıp, eskiden vardı ama eskiden çok sahaya bunu sahaya yansıtamıyorduk. Ruh dediğimiz şey, al bayrağımız için mücadele dediğimiz şey gerçekten oyuncuların para pul düşünmeden bayrak, vatan, Türkiye halkı için çok güzel mücadele ettiler, bunu da sahada çok net gösterdiler. O yüzden ben çok umutluyum, orada da çok başarılı sonuçlar alacaklar. Bu soru geçen sene de bana soruldu, ben şunu söyledim ‘belki oradan başarısız da dönebiliriz ama asla vazgeçmememiz lazım’. Gençlere güvenmeyi adet haline getirmemiz lazım ki ışık, gelecek onlarda. Ben o gençlerin hep arkasında duralım ve yeni gençleri kazandıralım mantığındayım. Bunu söylerken ‘siz ne kadar yapıyorsunuz, takımlarınızda ne kadar genç çıkarıyorsunuz?’ derseniz hedefe oynayan takımlarda gençleri oynatmak da kolay değil, mesela bizim gibi ya da bir üst ligde Galatasaray, Fenerbahçe gibi. Yarışmacı takımlarda gençleri oynatmanın doğru zamanını bulmak lazım, 3-0 mağlupken bir genci maçı kurtarsın diye ortaya atarsan maçı da o genci de kaybedersin. Ama 3-0 galipken bir genç oyuncuyu sahaya çıkarırsan belki daha öz güvenli olur, belki gole katkı yapacak, kazanırsın. Gençleri doğru zamanda doğru yerlerde oynatmak lazım, Şenol hocayı bu açıdan takdir ediyoruz, gerçekten zamanlama, iletişim ve diyalog her şey. Güzel bir keyif yaşattılar, öncelikle oynadıkları oyundan keyif aldılar ve insanlara da keyif verdiler. Ben son İzlanda maçını canlı izledim, milli maçlara insanlar gitmeyi tercih etmiyordu ama şimdi gittim dolu tribünlerin önünde oynadık. Demek ki insanlar artık mücadele ruhunu görüyorlar ve onu da sahaya yansıtıyorlar, inşallah Avrupa Şampiyonası’ndan da çok güzel sonuçlar alıp dönecekler. Güzel sonuçlar almasalar da canları sağ olsun, böyle mücadele etsinler bizim için o yeter” açıklamasında bulundu

Bu haber Türk spor medyasından alıntıdır. Doğruluğu kontrol edilmemiştir!

Etiketler